Mü'minin Hayat Çizgisi


MÜSLÜMANLAR TEBLİĞ SAHASINDA HİZMET VERMELİ

Yeryüzü İslam’a susamıştır.Biz Müslümanlar imkan buldukça bu sahada da biraz hizmet etmeliyiz, yek diğerimizi uyarmalıyız.Hesap meydandadır, iş açıktır.Yüzde yüz, yüzde bin Müslümanlar haklıdır.’’İnned dine indellahil İslam ‘’ Hz Allah böyle demiş.Biz nasıl diğer semavi kitaplara inanıyorsak,  diğer semavi kitapların sahipleri de buna inanacaklar.Elimizden gayreti göstermeliyiz efendim.Allah’ın bir kulunun elinden tutup selamet düzlüğüne çekmeliyiz.Yek diğerimize hayırda yardımcı olmalıyız, ibadette yardımcı olmalıyız.

"Femen ya mel misgale zerratin hayran yerah vemen ya mel misgale şerran yerah"

Zira hepimiz duyuyoruz olmadık cereyanlar meydana geliyor.Bunların uzaktan yakından – hatta ne Hıristiyanlıkla ne Müslümanlıkla- alakaları yok.Bu nedenle Rabbim inşallah bizi iyiye, doğruya, güzele kavuştursun.Muvazzaf olduğumuz vazifelere eğdirsin. Zamanımızı boşu boşuna harcatmasın, bize dostu dost,düşmanı düşman bildirtsin.

Allah Rasulu ‘’Hubbun fillah, Buğzun fillah’’ buyurmuş.Buna kulak verdirtsin.Sevdiğini Allah için seveceksin, sevmediğini Allah için sevmeyeceksin.Sevmediğin kim? Allah’a arka dönenler, İslam’a arka dönenler.Onları sevecek olursan Allah da sana arka dönecek Allah da seni sevmeyecek. Kıbrıs (için) oylama yapılıyor bir tane Türklere (oy) yok, Fransa’da ermeni soykırımı oylaması yapılıyor hepsi 'evet' diyor.Bunların hepsi böyle.Sen onları dost edinirsen Allah da seni düşman edinir.Allah’ın düşmanlığı azim bişeydir. (Allah ) bize İslam birliğini kurdurtsun.Niye canım Birleşmiş Milletler’e "ille bizi alın" diyoruz.Kuralım onlar senin kapına gelsin bizi de buraya alın diye.Yeryüzündeki insanların yarıdan fazlası "Muhammedün Rasulullah" diyor . Lakin öyle sinsi oyunlar oynanıyor ki bu büyük topluluğu bir araya getirtmemek için adeta seferberlik yapmışlar.Neden ? O büyük topluluk bir araya gelirse Battal Gazi’nin tokmağı olacak da ondan, tepelerine inecek de ondan.Bu nedenle ödleri kopuyor.Ama er geç Allah dinini tamamlayacak.Bu güzel nusreti bu güzel millete bahşedecek….

ALLAH’IN HİDAYETİ, RASULU’NÜN ŞEFAATİ İLE AYAKTA DURUYORUZ

Allah’ın hidayeti, Rasulu’nün şefaati ile ayakta duruyoruz.Şah-ı Nakşibend Hazretleri’ne bize bir keramet göster Hazret demişler:’’Bu kadar günah içinde ayakta durabiliyoruz bundan daha büyük keramet mi olur demiş’’Makamların en büyüğü uçmak, kaçmak değil ‘’Allah’a kul olmak . Beş vakit namazda sen bunu söylüyorsun. Ama manadan uzak bıraktılar bizi; ne dediğimizin farkında değiliz.Tabi söylemekle de Rabbim inşallah kabul edecek . Ama manasını anlasak daha güzel değil mi?Öyle güzel bir çığır açılıverse ne güzel olur. Bidayette böyle idi. Hacda Yemenliler boynuma sarılıyor. ‘’Elhamdulillah yahu bir Osmanlı’ya rast geldik diyorlar. Ve de diyorlar ki ‘’Bizim Yemen’de Sultan Hamid Efendimiz’in kurmuş olduğu tedrisat devam ediyor, medreseler.. Büyük bir gaflete düşüldü, bu jöntürkler başımıza büyük büyük gaileler açtılar. Ama hatada ısrar edilmez er geç farkına varılacak , er geç doğrusu bulunacak.

TOPLUMDAKİ MANEVİ BOŞLUKLAR MÜRŞİDLERİN AZLIĞINDAN İLERİ GELİR

Dua ibadetin iliğidir.Allah kendisine uzun uzun "ya Rabbi" dedittirebilsin.Bütün hacetlerimizi arz edelim.Orası tek kapı başka yok ki.Allah diye bağırıyorlar da Reşadiye Köyü'nde gençler kendilerini zaptedemiyorlar.Üstazın oğlu Selahaddin Bey de Allah rahmet eylesin ‘’Var mı başka? ‘’ demiş onlar Allah dedikçe.

Elhamdulillah... Küçük Hüseyin Efendi de ‘’Allahımız var ne gamımız var’’ demiş. Evet insana huzur bahşedecek gönül genişliği verecek , tahammülünü arttıracak Allah’tır. (c.c)Bunun dışında başka bir şey bu güzel nimeti vermiyor efendim.Makam , mevki (Bu nimeti) vermiyor, saltanat vermiyor. Elhamdulillah bizim de Allahımız var ne gamımız var. Mübarek Ankaralı imiş o zat. Mareşal Fevzi Çakmak’ın üstazı.Eyüp Sultan’da kabri şerifi.Nasip oldu gittim ziyaret ettim.Taşında da yazıyor yüz yıldan fazla yaşamış.Rahmetullahi aleyh üstazımız Muhammed Necati Hazretleri (k.s) ‘’Onun adı küçüktür ama kendi büyüktür’’ derdi.Rabbim himmetlerini üzerimizde daim etsin ve o çığı tekrar devam ettirsin.Onlar bizim maneviyat doktorlarımız.Bu manevi boşluk onların azlığından ileri geliyor.

AZ AMELLERDEN ÇOK SEVAPLAR KAZANILABİLİR

Az şeylerden çok şeyler kazanılabilir.Malum Zilzal Suresi’nin son ayeti celileri de Cenabı Halıkı Zülcelal ‘’Zerre miktarı hayır katımda mükafat görür."diyor zayi olmaz . Zerre miktarınca şer –tevbe edilmedikten sonra- kul hakkına müteallik ise helallaşılmadıktan sonra o da cezasını görür’’ diyor,

Az amellerin bize çok faide sağlayabilmesi için niyet güzelliği lazım.Kur’an-ı Azimuşşan’dan sonra hepimizin malumu Kütübü Sitte . Onun ilk sözü ‘’Sizin yapacağınız işlerden çok hayırlıdır, niyetleriniz.’’Bu nedenle

Sür çıkar teşvişi ki ta tecelli ede Hak
Hane mamur olmadan padişah konmaz saraya

O padişah orada varsa niyet de güzel ve karşılığı da bol mükafatı da ziyade.Efendim sade yapmak değil.Okuduğum hadisi şerifte Kainatın Efendisi insanlığın önderi ins ve cin peygamberi , yeryüzünün tek rehberi(s.a.v)  ‘’Kim ki bir hayra delalet eder , yaptırır o hayrı yapmış gibi mükafat alır diyor’’

Biz bu gibi şeylere Allah muhafaza etsin çelme takıyoruz. Olur mu böyle? Hem yapma, hem yapana engel ol. Niye teşvik etmiyorsun?Senin imkanın yok yapamıyorsun, ama o yapacak.Öyleyse teşvik edeceksin sen de aynı ecri alacaksın, onun ecrinden bişey noksanlaşmayacak.Allah, O..Vergisi de ona göre, sana bana göre değil.Onun ecrinden de hiçbişey noksanlaşmayacak.
Küçük işlerden büyük sevaplar elde edebilmek için niyetimiz düzgün olacak. Bu ufak işlerden bir tanesi :

1)Sadaka sevabı mı kazanmak istiyorsun ?Sadaka az bişey değil.Nafile ibadetlerin başında geliyor sadaka.Bir karnı açı doyurmak . Burada deniliyor ki karşılaştığınız insanlara hep mütebessim durun, sadaka sevabı almışınızdır.Onun için Kainatın Efendisi ‘’Müminin , mümine karşı tebessümü sadakadır’’diyor.Diğer bir hadisi şeriflerinde de ‘’Sadaka belaları def eder ömrü ziyadeleştirir’’. E ömür ne kısalır ne uzar (ancak) sağlıklı ömür geçirttirir, sıhhatli ömür geçirttirir, dünya ve ahrete faydalı ömür geçirttirir. Ee hocaefendi önümüzde kim el açarsa herkese de mi vericez? Diye sormuşlar.Evet herkese vereceksin (demişler). Ama o pekiyi adam kıyafetli değil zarar verme ihtimali var verdiklerimizle?Şimdi o, adam gibi adamsa belaları def eder, adam gibi adam değilse onun kendisi beladır zaten verirsin sadakayı o def olur gider.Öyleyse hepsine –hatta Allah Rasulu  ‘’Gümüş eğerli atın üzerine binmiş kimse el? "ona da vereceksin’’ diyor.Evet inşallah Rabbim bizim ellerimizi hep üstteki el yapsın. Hiç alttaki elle üstteki el bir olur mu?Cenab-ı Hak inşallah bizim ellerimizi üstteki el yapsın.Üstteki el yapabilmek için de sebebe tevessül, hayırlı helal kazançların peşinde.Allah Teala dünyasını da ahiretini de bizim için halk etmiş.Sade emretmiş dünyayı sakın buraya (kalbe) sokmayın, yoksa batarsınız.Orası benim Zat'ıma(cc) mahsus.Orada Allah sevgisi, Allah saygısı olacak. Bunun dışında ne kadar zengin olursan ol.İslam, varlığın düşmanı değil dostu.Ne kadar zengin olursan o kadar çok Allah’ın rızasını kazanırsın.Zekatını seve seve verirsin, fakir fukarayı bayramdan önce giydirirsin her türlü şeyi yaparsın.Allah Teala da zenginlerimize inşallah böyle yaptırsın.Şöhret için nam için bir takım bişeyler yaptırmasın.Milyarlar harcayıp bilmem nerelerde kokteyller, bilmem neler bunlar Allah muhafaza etsin dünyayı buraya (kalbe) sokmanın alametidir.Vericez inşallah efendim.

2) Günahların sararmış yapraklar gibi dökülmesini mi istiyorsunuz? Bu da hiç zor değil.Karşılaştığın insanlara elini uzat, iyi niyetle musafaha yap, tokalaş. Bundan dolayı Efendimiz buyuruyor ki: ‘’İki mümin karşılaşınca biri elini uzatır da musafaha ederse sararmış yaprakların dökülüşü gibi günahları dökülür.Elini ilk uzatanın ecri daha çok olur’’.Ya efendim bu güzel sünnet de neredeyse kaybolur gibi.Peşin selam terk ediliyor.E selam olmadık yerde musafaha olur mu?Nasıl böyle yanlış bir işler oluyor?Rabbim inşallah millet,devlet olarak bizi kaynaştırsın, bir etsin.Bu birlik tahakkuk ediverirse her şey süt liman olur.Kimsede bir şikayet hali kalmaz.

3)Sadakanın en çok sevaplısını mı vermek istiyorsunuz?Bu da çok kolay küsleri barıştır dargınların arasını bul..İşte sana en makbul sadaka sevabı.İslam’da küslük yok ama işte beşeriz şaşarız birbirimize darıldığımız da oluveriyor.Atalarımız iki deliye, bir akıllı demişler...O küslere de bir akıllı lazım barıştırıversin , işi uzatmasın.Çünkü uzadıkça kabuk bağlar, daha kötüye gider.Aile küslükleri de böyledir.Hanımlar öyle ikide bir mantosunu omzuna vurup evlerini terk etmemeliler.Bizm büyüklerimiz duvakla gelen, kefenle gider demişler.O ev senin evin , sabredeceksin, iyi muamele göstereceksin tabi bu karşılıklı.Ve bu aile saadetine keder getirecek hiçbir şey yapmayacaksın. Bir sosyetik aile geldi 5-10 sene evvel . Hiç görmediğim kimseler -Allah bu kabil kullarına da hidayet lutfetsin , iyiye doğruya güzele kavuştursun, haramı helalı bildirsin. helalı minellah yaşamalarını nasip etsin – "Hoşgeldiniz sebebi ziyaretiniz nedir? Hayırdır inşallah (dedik". "Hazret bizim yuvamızı kurtardın yahu koptu kopacaktı. Sizin bir kitabınızda şu satırları okuduk, gözlerimiz açıldı , kendimize geldik yuvamızı kurtardık ve ilk işimiz de bu satırı yazanı ziyaret olsun dedik onun için geldik" (dediler). Heyecanlandım ben de.Hayırdır inşallah ne bu böyle falan ? Efendim Aile Münasebetleri diye eserimizde bir konu onu okumuşlar.Orada deniliyor ki bir erkek , yahut bir kadın yeryüzündeki bütün insanları hoşnud etse de kendi aralarında (karı-koca) hoşnudluk yoksa Allah bundan razı değildir.İlk önce çatısının altındaki birbirinden hoşnud olacak , ondan sonra hısım akraba konu komşu bütün Allah’ın kulları.İşte bu cümle bize bilmem yetti diyor.İkimiz de bir boy abdesti aldık tevbe istiğfar ettik elhamdulillah ziyaretinize de geldik dediler . Anlayış lazım efendim.Hanımların dilinde ‘’pekiyi’’ lafı hiç eksik olmamalı.Hay hay peki. Karı koca arasında gurur, kibir olur mu?Sonra 'pekiyi' alçaklık değil ki üstünlük.

Bu küsleri barıştırma hususunda Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:’’Sadakanın sevaplısı; dargın insanların arasını bulup barıştırmaktır’’

" Ayvalıkta yazlığa gittiydik yanıbaşında bir ilçesi deniz kenarı güzel (bir yer). Beni Cuma namazına götürmek istediler.Altınova diye bir yer oraya yakınmış . Kereste tüccarı vardı onun arabasına bindik Altınova'ya gidiyoruz. Bu kereste tüccarı olan zat ‘’Hazret, dedi Şimdi gideceğimiz caminin imamla müzezzini birbirine küs, konuşmuyorlar epey de oldu.Biz ne kadar zorladıysak da elimizden gelmedi bir türlü barıştırmak.Ne olur bir de siz gayret edin dediler.Gittik Allah kabul etsin . Cuma namazını kıldık, hocaefendilerin odası var oraya geçtik. Ama müezzin küs ya o odaya gelmedi.Ama biz çağıttırdık müezzin efendiyle tanışmak istiyoruz içerden bir bulun da getirin falan.E müezzin efendi misafir hatırı diye geldi. Onlara Hasan (r.a) ve Hz Hüseyin (r.a) vak’asını anlattım.Bu iki tane ciğerpare nasılsa birbirine küsmüşler.Hz Ali Efendimiz'in yavruları, Hz Muhammed’in (s.a.v) torunları, Hz Muhammed’in omuzda taşıdıkları.Dört ayaklı dururmuş da üzerine bindirirmiş.Nasılsa bir kara kedi girmiş birbirlerine küsmüşler. Sahabe de bunun farkında bir,iki,üç...barışırlar falan.Hz. Hüseyin’e gitmişler ‘’Ya Hüseyin niye ağabeyinle barışmaya gitmiyorsun?Üç günden fazla küslük büyük günahlardan sayılıyor. Siz bunu bizden çok iyi bilirsiniz.Hz Hüseyin üç günden beri ağabeyimi bekliyorum. Ben dedemden işittim iki küs hangisi önce barışma teklif ederse cennete ilk önce o girer.Ben ağabeyimden önce cennete girmeye haya ederim!.. "

Yukarı Çık